ATA Parti Genel Başkan Yardımcısı Gür: Ordu siyasetin içine itiliyor!

ATA Parti Genel Başkan Yardımcısı (Em.Dnz.Kur.Alb) Emin Fahir Gür, Türk Kara Kuvvetlerinin 2233’ncü kuruluş yıldönümünde TSK’nın laik yapısının, emir ve komuta düzeninin bozulmaya çalışılmakta olduğuna dikkat çekti. Gür, “Ordu siyasetin içine itilmektedir. TSK’nın güç ve moral kaybetmesine yol açacak hukuki düzenlemeler, beyanatlar, dinci yapılanmalar, dini ve siyasi tartışmalar sadece Türkiye düşmanlarına fayda sağlar” dedi.

SİYASET - 27-06-2024 17:41

Kameraların karşısına geçerek bir açıklama yapan ATA Parti Genel Başkan Yardımcısı Gür, şu ifadeleri kullandı:

“ORDU SİYASETİN İÇİNE İTİLMEKTEDİR”

Bütün dünyada devletler iç ve dış düşmanlara karşı ordularının güçlenmesi için uğraş verirken, üzülerek belirtmeliyim ki bizde, TSK’nın laik yapısı, emir ve komuta düzeni bozulmaya çalışılmakta, ordu siyasetin içine itilmektedir.


Sözde darbeler bahane edilerek, yasalar ve yönetmeliklerde yapılan değişikliklerle TSK yıpratılmakta, zayıflatılmakta, gücünü kaybetmektedir. Sadece Türkiye Cumhuriyeti düşmanlarına fayda sağlayan bu durum dikkat çekicidir. 


ERDOĞAN TARAFINDAN TSK İLE İLGİLİ YAPILAN DÜZENLEMELER”

Bugüne kadar AKP ve Sn. Erdoğan tarafından TSK’yla ilgili olarak yapılan idari ve hukuki düzenlemeleri hatırlayalım.


Cumhurbaşkanları, Genelkurmay Başkanları, Kuvvet Komutanlarının mezun olduğu, ortalama 200 yıldır eğitim veren Deniz Lisesi ve Kuleli Askerî Lisesi gibi TSK’nın omurgası niteliğindeki bütün askeri liseler, geçerli hiçbir sebep olmadan, 31 Temmuz 2016 tarihli Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılmış, o tarihten bugüne kadar hala kapalı durumdadırlar.


Aynı kararnameyle; MSB’ye bağlı Milli Savunma Üniversitesi kurulmuş, harp okulları dahil tüm askeri eğitim kurumları bu üniversiteye bağlanarak siyasallaştırılmış, askerler için hayati önemde olan ve özel uzmanlık gerektiren tüm asker hastaneleri ya kapatılmış ya da devlet hastanelerine dönüştürülmüştür.


Dini eğitim veren imam hatip okullarından mezun olan veya dini cemaatlerle ilişkileri olan öğrencilerin harp okullarına alınmasının önü açılmış, askerler arasında Atatürk ve din odaklı tartışmalar yaşanmaya başlanmıştır.

“MGK’NIN YAPISI DEĞİŞTİRİLDİ”

2017 yılında, ihtisas gerektiren askeri mahkemeler kapatılmış, MGK’nın yapısı değiştirilerek, güvenlik etkinliği azaltılmıştır.


Jandarma ve Sahil Güvenlik dahil, kılık kıyafet yönetmeliklerinde yapılan değişiklerle, kadın subaylar, kadın astsubaylar, kadın askeri öğrenciler, kısaca tüm kadın personelin türban takmalarının önü açılmış, türbanlar kadın personele istihkak olarak verilmeye başlanmıştır. Bu durum TSK personelinin birlik ve beraberliğini bozmakta, ayrımcılığa neden olmaktadır. 


15 Temmuz 2018 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları MSB’ye bağlanmış, Kuvvet Komutanlarına aynı anda hem Cumhurbaşkanı, hem MSB, hem de Genelkurmay Başkanı‘nın emir verebilmesi mümkün hale getirilmiş, asırlardır süregelen askeri hiyerarşik yapı bozulmuştur. 


TSK’da, albay ve general/amirallerin terfiine karar veren Yüksek Askeri Şura’nın yapısı değiştirilmiş, yeni kurul; Cumhurbaşkanı Yardımcısının Başkanlığında sivil bir yapıya dönüştürülmüş ve TSK’da görev alacak komutanların belirlenmesinde, liyakat yerine siyaset etkili hale getirilmiştir.


Sadece savaş zamanı atama yapılan din işleri ve moral subaylığı kadrolarına, 2020 yılında sivil üniversitelerin ilahiyat fakülteleri ile din kültürü ve ahlak bilgisi bölümlerinden mezun olan din adamları atanarak dualar eşliğinde görevlerine başlatılmış, böylelikle TSK personelinin laik dokusu üzerine algı oluşturulmaya çalışılmıştır.  


12 Haziran 2024 tarihinde TSK Personel Kanunu’nda yapılan değişiklikle, TSK’da erken terfi alacak subayları belirleme yetkisi kuvvet komutanlarından alınarak Millî Savunma Bakanlığı’na verilmiş, kuvvet komutanları yetkisiz ve etkisiz duruma düşürülmüştür.


“ASKERİ BİRLİKLERİN İÇİNE CAMİ VE MESCİT İNŞA FAALİYETLERİ DEVAM EDİYOR”


Askeri okulların, eğitim merkezlerinin, birliklerin içlerine cami ve mescit inşa faaliyetleri ise halen devam etmektedir. Böylelikle idarenin askeri personele/öğrencilere, askeri personel ve öğrencilerin ise birbirlerine karşı dini baskılara maruz kalmaları ve karşı karşıya gelmelerine yol açılmaktadır.    


“ATATÜRK VE LAİKLİK KARŞITI FAALİYETLER ARTTI”

TSK içinde son zamanlarda artış gösteren Atatürk ve laiklik karşıtı faaliyetler dikkat çekici boyuta ulaşmıştır. Askeri üniformalar ile veya üniformaların üzerine dini semboller giyilerek çektirilen ve yayınlanan algı amaçlı namaz kılma fotoğrafları, 10 Kasım Atatürk’ü anma etkinliğinde yakasına Atatürk rozeti takmamak için direnen tarikat destekli teğmenler ile Atatürkçü teğmenlerin tartışma haberleri, insan ve bavul kaçakçılığı gibi TSK’nın ahlak ve onuruna aykırı davranışta bulunduğu iddia edilen askeri personelle ilgili basında çıkan yazılar, TSK’nın toplum nazarındaki güvenilirliğine zarar vermektedir.  


“TSK’NİN SİYASALLAŞMASI TÜRK DEVLETİ İÇİN EN BÜYÜK TEHLİKEDİR”

Saygıdeğer Türk Milleti, TSK‘nın laik yapısının bozularak siyasallaşması, Türk Devleti ve Milletinin bekası için en büyük tehlikedir.


Türk ordusunun tarih boyunca destanlaşmış disiplini, üstün görev anlayışı ve başarıları, tüm dünya tarafından bilinmektedir. Devletimizin yapısını şeriat hukukuna dayalı halifelik yönetimine dönüştürmeye çalışan ABD ve tarihsel düşmanlarının önündeki en büyük engel, TSK’dir. O yüzden ilk yıkılacak hedef olarak TSK seçilmiştir.


TSK’nın dini veya siyasi bir yapıya dönüştürülme gayretleri daha önce de defalarca denenmiştir. Son olarak Sn. Erdoğan’ın aldatılmasıyla ortaya çıkan 15 Temmuz 2016‘da ABD destekli FETÖ darbe girişimi, görevdeki vatansever TSK mensupları tarafından engellenmiştir.


TSK’NIN GÜÇ VE MORAL KAYBI SADECE TÜRKİYE DÜŞMANLARINA FAYDA SAĞLAR”

Sn. Erdoğan, TSKnın güç ve moral kaybetmesine yol açacak hukuki düzenlemeler, beyanatlar, dinci yapılanmalar, dini ve siyasi tartışmalar sadece Türkiye düşmanlarına fayda sağlar. Bunu görünüz, anlayınız ve artık aldanmayınız.

ATA Parti, TSK’nın güç ve etkinliğini zayıflatma, Türkiye Cumhuriyeti’ni bölme ve Araplaştırma çabalarını, Güçlü Ordu Güçlü Türkiye inancıyla ve Milleti ile birlikte Atatürk devrimlerini yeniden hayata geçirerek etkisiz kılacak, Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşayacak ve yaşatılacaktır. Ne Mutlu Türküm Diyene.

 

Günün Diğer Haberleri