Çay sezonunun başlamasıyla birlikte bölgedeki üreticilerin beklentileri artarken, bayram sonrası ÇAYKUR tarafından yapılan alımların yavaşlaması tartışmaları da beraberinde getirdi. Hopa'nın Sundura Mahallesi'ndeki çay alım noktasında konuşan üreticiler, yaşadıkları sorunları dile getirdi.
"Ürünümüzü Satamıyoruz"
Üretici Nazım Memişoğlu, çay hasadının verimli geçtiğini ancak satış konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığını belirterek, "Çay sezonu güzel geçiyor ancak ürünümüzü satamadıktan sonra bunun bir anlamı kalmıyor. ÇAYKUR alımları zamanında ve düzenli yapsaydı üretici bu kadar mağdur olmazdı. Alımların durmasıyla birlikte özel sektör üreticinin çaresizliğinden faydalanıyor" dedi.
"Gübre Parasını Bile Çıkarmakta Zorlanıyoruz"
Üretici Aysun Kara ise alım kotaları ve kapasite sorunlarının üreticiyi zor durumda bıraktığını söyledi. Kara, "Çayımız var ancak satacak yer bulmakta zorlanıyoruz. Devlete veremediğimiz ürünü özel sektöre düşük fiyatlarla vermek zorunda kalıyoruz. Gübre ve bakım maliyetleri her geçen gün artarken gelirimiz düşüyor. Üretici artık ciddi ekonomik sıkıntılar yaşıyor" ifadelerini kullandı.
"34 Liralık Çayı 24-26 Liraya Satıyoruz"
Bir diğer üretici Ufuk Acıbadem de mevcut sistemin üreticiyi özel sektöre yönlendirdiğini belirterek, kapasite yetersizliğine dikkat çekti. Acıbadem, "Sezon başındaki yoğunluk daha sonra kontenjan sorununa dönüşüyor. Fabrikalarda çayın günlerce beklediğini görüyoruz. Bu durum hem kaliteyi düşürüyor hem de üreticiyi zarara uğratıyor. Devletin açıkladığı fiyat 34 lira olmasına rağmen biz ürünümüzü 24-26 lira arasında satmak zorunda kalıyoruz" diye konuştu.
Kapasite Artışı Talebi
Üreticiler, yaşanan sorunların çözümü için çay işleme kapasitesinin artırılması ve yeni fabrikaların devreye alınması gerektiğini savundu. Mevcut şartlarda özellikle küçük ve orta ölçekli üreticilerin ayakta kalmakta zorlandığını belirten üreticiler, çay alım sürecinin daha planlı ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesini talep etti.
Bölgedeki üreticiler, yaş çay sezonunun en yoğun döneminde yaşanan bu sorunların çözülmemesi halinde ekonomik kayıpların daha da büyümesinden endişe duyduklarını ifade ediyor.