AKK Çevre ve İklim Meclisi Başkanı Ömer Şan tarafından yapılan açıklamada, iklim değişikliğinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiği belirtilerek, çevreye, suya ve doğal yaşama yönelik yanlış müdahalelerin yaşamın tamamını tehdit ettiği ifade edildi.
“İklim Sizi Rahatsız Edecek” başlığıyla yayımlanan bildiride, suyun tüm canlı yaşamın temel kaynağı olduğu hatırlatılarak, doğal döngülerin korunmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekildi. Açıklamada, suyun yalnızca bir kaynak değil, yaşamın devamlılığını sağlayan vazgeçilmez bir unsur olduğu vurgulandı.
"Önce Koru, Zarar Verme"
Meclis açıklamasında, küresel iklim değişikliği, kuraklık, kitlesel göçler ve salgınların insanlığa önemli dersler verdiği belirtilerek, doğal varlıkların korunmasının ertelenemez bir zorunluluk olduğu ifade edildi.
Başta su olmak üzere tüm doğal kaynakların korunması gerektiği belirtilen açıklamada, ormanlar, dereler, vadiler, ovalar ve yaylaları geri dönülmez şekilde tahrip edecek projelerin kabul edilmemesi çağrısı yapıldı.
Ankara'nın Su Havzaları İçin Koruma Çağrısı
AKK Çevre ve İklim Meclisi, Ankara'da özellikle İmrahor Vadisi ile Mogan ve Eymir göllerini besleyen drenaj ağlarının korunmasının önemine dikkat çekti. Kentin iklim direncini artıracak yeşil koridorların oluşturulması ve su varlıklarının sürdürülebilir şekilde korunması gerektiği kaydedildi.
Ayrıca, geçmişte yer altına alınan dere yataklarının yeniden gün yüzüne çıkarılması ve doğal su sistemlerinin restore edilmesi yönünde çalışmalar başlatılması gerektiği ifade edildi.
Kızılırmak ve Sakarya Havzaları İçin Ortak Hareket Çağrısı
Açıklamada, Ankara'nın su kaynaklarının geleceği açısından Kızılırmak ve Sakarya havzalarının korunmasının stratejik öneme sahip olduğu belirtildi. Kızılırmak güzergâhında bulunan illerin ve ilgili kurumların siyasi kaygılardan uzak ortak bir platformda buluşarak nehir ekosistemini koruyacak adımlar atması gerektiği vurgulandı.
"Suya Sahip Olmak Değil, Saygı Duymak Gerekir"
Çevre ve İklim Meclisi, merkezi ve yerel yönetimlere seslenerek, kısa vadeli çıkarlar yerine gelecek kuşakları gözeten politikalar geliştirilmesi çağrısında bulundu. Bireysel tüketim alışkanlıklarının da su döngüsü ve çevre üzerinde doğrudan etkileri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, toplum genelinde çevre bilincinin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamanın sonunda, "İklim sizi, bizi ve hepimizi rahatsız etti, ediyor ve edecek" denilerek, 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nün kutlama değil, ekolojik yıkıma karşı ortak mücadeleyi büyütme günü olduğu bir kez daha vurgulandı.