Hopa Belediyesi tarafından 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında söyleşi düzenledi. Belediyeye ait Kültür Kafe'de düzenlenen söyleşiye Artvin Barosu Başkanı Handan Demiral Almalı, psikolog Bahar İskender ve CHP Hopa Kadın Kolları Başkanı Şeniz Aytaş katıldı.
Psikolog İskender, söyleşide yaptığı konuşmada, şiddetin toplumda herkes tarafından bilinen ve görülen bir olgu olduğuna dikkati çekerek farkındalığın artırılması gerektiğini söyledi.
Asıl meselenin “Bu durumlara karşı ne yapılabileceği” olduğunu vurgulayan İskender, “Burada aslında erkeklerin olması gerekirdi. Bu şiddetten mağdur olan biziz ama bizi mağdur bırakan kişiler onlar. Dolayısıyla erkeklerin rehabilite edilmesi ve şiddetin normalleştirilmemesi gerektiğini onlara anlatmak şart” dedi.
Artvin Barosu Başkanı Handan Demiral Almalı da 25 Kasım’ın tarihsel arka planı ve hukuki düzenlemelere ilişkin bilgi vererek bugünün 1999 yılında Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası farkındalık günü ilan edildiğini hatırlattı. Türkiye’de kadına yönelik şiddetle mücadelede ilk yasal düzenlemelerin 1998’de başladığını söyleyen Almalı, sürecin 4320 sayılı yasa ile başlayıp bugün 6284 sayılı Kanun ile devam ettiğini belirtti.
“İstanbul Sözleşmesi önleyici tedbirler açısından çok önemliydi”
Almalı, Türkiye her ne kadar İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmiş olsa da 6284 sayılı kanunun sözleşmede yer alan pek çok koruyucu hükmü içerdiğini ifade etti. İstanbul Sözleşmesi’nin en önemli özelliklerinden birinin önleyici tedbir mekanizmaları olduğuna dikkati çeken Almalı, şunları söyledi:
“Kanunlar genelde olay olduktan sonra devreye girer. Oysa İstanbul Sözleşmesi hükümetlere önleyici tedbir alma sorumluluğu yüklüyordu. ‘Kravat indirimi’, ‘namus indirimi’ gibi anlayışların önüne geçmek için sözleşmenin 42. maddesi, namusun şiddet veya cinayet için gerekçe olamayacağını açıkça düzenliyordu. Bu yönüyle en kritik maddelerden biriydi.”
Kadının yaşam, eğitim, çalışma ve şiddetten uzak yaşama hakkının temel insan hakları olduğunu vurgulayan Almalı, kadınlara yönelik özel düzenlemelerin kadınların yalnızca cinsiyetlerinden dolayı maruz kaldıkları suçlardan kaynaklandığını belirtti. Almalı, “Bakış açımızı kadın-erkek hep birlikte değiştirmediğimiz sürece kanunlar tek başına yeterli olmuyor. Cezalar var ama artan dava sayıları bunun tek başına çözüm olmadığını gösteriyor” dedi.
“En önemli sorun cezasızlık algısı.”
Cezaların tek başına şiddeti önlemediğini söyleyen Almalı, artan dava sayılarına dikkat çekerek “En önemli sorun cezasızlık algısıdır” ifadelerini kullandı.
Rizespor O Alanda Ligin Zirvesinde
16:04 - RİZESPOR