Akbelen Dayanışması Ankara’da Çevre Mücadelelerini Bir Araya Getirdi

Av. Remzi Kazmaz, Ankara’da Akbelen ve farklı bölgelerdeki yaşam alanı mücadeleleri için bir araya gelen çevre savunucularının buluşmasının, Türkiye’deki çevre hareketi açısından önemli bir dayanışma örneği oluşturduğunu belirtti.

ANKARA - 18-09-2026 15:58

16 Eylül’de Danıştay’da görülen acele kamulaştırma davaları kapsamında Ankara’ya gelen İkizköylüler, topraklarını ve zeytinliklerini koruma taleplerini bir kez daha gündeme taşıdı. Buluşmada, farklı bölgelerde çevre ve yaşam alanlarının korunması amacıyla yürütülen mücadelelerin ortak bir zeminde buluşturulması çağrısı yapıldı.

Dayanışma kapsamında Karadeniz’den Ordu, Perşembe, Çanakçı, Bulancak ve Rize Zelek; Muğla’dan Deştin ve İkizköy; Ege’den Bergama gibi farklı bölgelerde sürdürülen mücadelelere dikkat çekildi.

Aydın’daki jeotermal projeler, Giresun’un Sekü ve Çatalağaç bölgelerindeki madencilik faaliyetleri, Ordu Perşembe Yaylası’ndaki altın madeni tehdidi, Zelek’te kafes balıkçılığına karşı yürütülen çalışmalar, Varto’daki jeotermal karşıtı mücadele ve Deştin’deki çimento fabrikası projesi, dayanışma başlıkları arasında yer aldı.

“Mücadeleler Birbirine Ulaşmalı”

Av. Remzi Kazmaz, farklı bölgelerde yürütülen çevre mücadelelerinin birbirinden bağımsız görülmemesi gerektiğini ifade ederek, yerel halkların deneyimlerini paylaşabileceği ve ihtiyaç halinde ortak dayanışma geliştirebileceği bir ağ oluşturulması gerektiğini savundu.

Kazmaz, çevre davalarında hukuki mücadelenin yanı sıra bölge halkının kararlılığı, yerel hafıza ve toplumsal dayanışmanın da önemli olduğunu belirterek, yaşam alanlarını savunan insanların süreçlerde söz sahibi olması gerektiğine dikkat çekti.

Dayanışma ilişkilerinin şeffaf olması gerektiğini vurgulayan Kazmaz, maddi desteklerin yerel halkın söz hakkını ve karar alma özgürlüğünü etkilememesi gerektiğini ifade etti.

Ortak Mücadele Çağrısı

Akbelen buluşmasının farklı bölgelerdeki çevre mücadelelerinin ortak bir zeminde buluşması açısından önemli bir deneyim sunduğunu belirten Kazmaz, yerel direnişlerin doğrudan iletişim kurabildiği, dava süreçleri ve mücadele deneyimlerinin paylaşılabildiği kalıcı bir dayanışma ağı kurulması çağrısında bulundu.

Kazmaz ayrıca enerji, üretim ve kalkınma politikalarının ekolojik sınırlar, halkın ihtiyaçları ve gelecek kuşakların hakları çerçevesinde ele alınması gerektiğini savundu.

Yazısını “Teşekkürler Akbelen. Teşekkürler dayanışmayı büyüten herkese” sözleriyle tamamlayan Kazmaz, toprağın, suyun, denizin, emeğin ve geleceğin birlikte savunulması çağrısında bulundu.

 

Günün Diğer Haberleri