Adil bir seçim sistemi nasıl olmalı? Erbakan Hoca yıllarca hangi sistemi savundu? İşte çarpıcı ayrıntılar

Türkiye'nin yıllardır kanayan yarası olan seçim sistemi tartışmaları her dönem masaya yatırılsa da, "temsilde adalet" ilkesi hep rafa kalkıyor. Peki, Milli Görüş lideri Necmettin Erbakan yıllarca hangi sistemi savundu, mevcut yapıya hangi eleştirileri yöneltti?

SİYASET - 20-08-2026 10:41

Adil bir seçim sistemi nasıl olmalı? Erbakan Hoca yıllarca hangi sistemi savundu? İşte çarpıcı ayrıntılar
Ülkemizde bugüne kadar en çok tartışılan, konuşulan ve de hemen her dönem sert eleştirilere konu olan husus; seçim sistemidir…
Özellikle nispeten daha küçük siyasi partileri yok saymaya eğilimli sistemler her seçim öncesi ve sonrası masaya yatırıldı!

Masaya yatırıldı da ne oldu?

Bugüne kadar bütün kesimlerin TBMM’de temsil edilmesini temin eden sistem uygulanmadı, uygulanamadı ülkemizde!
“Temsilde adalet, yönetimde istikrar’ ilkesinin genellikle ikinci kısmı dikkate alındı her nedense!

ERBAKAN HOCA HANGİ ELEŞTİRİLERİ YAPTI?
Milli Görüş lideri ve Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan ve Milli Görüş hareketi, Türkiye'deki seçim sistemine ve demokratik işleyişe yönelik eleştirilerini çoğunlukla temsilde adalet, milletin iradesinin meclise tam yansıması ve parti içi demokrasinin eksikliği odaklı yaptı.
Necmettin Erbakan ve geleneksel çizginin seçim ve siyasal sistem eleştirileri temel başlıklar halinde şunlar oldu;

* Yüksek Seçim Barajları: Seçim barajlarının (özellikle %10 gibi yüksek oranların) halkın iradesini meclise yansıtmadığını, milyonlarca seçmenin oyunun mecliste temsil edilmeyerek boşa gittiğini savundu Erbakan Hoca.
* Milletvekili Adaylığı ve Ön Seçim: Siyasi partilerdeki aday belirleme mekanizmalarında milletvekillerinin halk veya parti tabanı tarafından ön seçimle değil, doğrudan genel başkanların iki dudağı arasında belirlenmesini parlamenter sistemin ve vekil iradesinin zayıf noktası olarak eleştirildi.
* Milli İradeye Müdahaleler: Siyasi partilerinin (Milli Nizam, Milli Selamet, Refah ve Fazilet partileri) Anayasa Mahkemesi kararlarıyla kapatılmasını ve siyasi yasaklar getirilmesini, sandık iradesine ve demokrasiye vurulan darbe olarak değerlendirildi.
* Istikrar ve Sistem Arayışı: Türkiye'deki koalisyonlar dönemindeki istikrarsızlıkların aşılması için halkın kararını doğrudan yansıtacak güçlü bir yönetim modelini savunmuş, zaman zaman başkanlık sistemi gibi doğrudan halk iradesine dayanan modellerin faydalarına işaret edilmiştir.

Günün Diğer Haberleri