Bu korkutucu artışın başlıca nedenleri arasında, erkeklerin kansere yol açabilen risk faktörlerine kadınlara kıyasla daha fazla maruz kalmaları yer alıyor. Erkeklerin genellikle daha fazla sigara ve alkol tüketmesi, iş ortamlarında kanserojen maddelerle daha sık karşılaşmaları ve kanserin erken teşhisi için gerekli önlemleri daha az ciddiye almaları bu artışın başlıca sebepleri olarak gösteriliyor.
2050 yılına gelindiğinde en yaygın kanser türünün yine akciğer kanseri olacağı öngörülüyor. Uzmanlar, sigara içmeyen bireylerin kansere yakalanma riskinin sigara içenlere kıyasla çok daha düşük olduğunu vurguluyor. Bu nedenle, kanserle mücadelede erken teşhisin önemi bir kez daha vurgulanıyor. Özellikle ileri yaşlardaki erkeklerin düzenli kanser test ve taramalarını ihmal etmemeleri gerektiği belirtiliyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından bu yıl yayımlanan bir diğer araştırma ise, 2050 yılına kadar dünya genelindeki kanser vakalarının yüzde 77 oranında artacağını öngörüyor. DSÖ, bu artışın nedenleri arasında nüfusun yaşlanması, hava kirliliği, tütün ve alkol kullanımı, obezite gibi faktörleri sıralıyor. Bu verilere göre, erkeklerin kansere karşı önlem alma konusunda daha bilinçli olmaları ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemeleri gerektiği bir kez daha ortaya konuluyor.